“Bekleyelim, geçer mi?” Çocuğunun davranışındaki bir değişikliği fark eden anne babaların çoğu bu soruyla haftalar geçirir. Oysa beklerken geçen haftalar, bir sıkıntının uykuya, okula, arkadaşlıklara ve ev hayatına yayılmasına zaman tanıyabilir. İstanbul gibi okul temposunun yoğun, sınav baskısının erken başladığı ve ailelerin zamanla yarıştığı bir şehirde, neyin olağan bir dönem, neyin destek gerektiren bir durum olduğunu ayırt etmek daha da zorlaşıyor. Otuz yıllık klinik hayatımda çocuklar, ergenler ve aileleriyle çalıştım. Bu yazıda ne zaman destek almanız gerektiğini yaşa göre işaretlerle, bir çocuk ve ergen psikoloğu seçerken nelere bakacağınızı ve ilk görüşmenin nasıl geçtiğini anlatacağım.
Çocuğum için ne zaman psikoloğa gitmeliyim? Kısa cevap
Bir davranış ya da duygu değişikliği dört-altı haftadan uzun sürüyor, kendiliğinden hafiflemiyor ve okul, uyku, arkadaşlık ya da aile hayatını bozuyorsa bir çocuk ve ergen psikoloğuyla değerlendirme görüşmesi yapmanın zamanı gelmiştir. Çocuğunuz kendine zarar veriyor ya da ölümden söz ediyorsa beklemeden destek alın.
Olağan Bir Dönem mi, Destek Gerektiren Bir Durum mu?
Çocukluk ve ergenlik, doğası gereği dalgalı dönemlerdir. Okula yeni başlayan bir çocuğun ilk haftalarda ağlaması, bir kardeş doğduğunda kısa süreli gerilemesi ya da ergenin odasına çekilip mahremiyet istemesi gelişimin olağan parçalarıdır. Ancak bir değişikliğin bu olağan dalgalanmalardan mı, yoksa desteğe ihtiyaç duyulan bir durumdan mı kaynaklandığını anne babanın tek başına ayırt etmesi her zaman kolay değildir; emin olamadığınızda bir uzmana danışmak doğru adımdır.
Destek gerektiren durumları üç soruyla ayırt edebilirsiniz: Ne kadar sürdü? Ne kadar yoğun? Hayatının ne kadarını etkiliyor? Değişiklik haftalardır sürüyorsa, yaşıtlarında gördüğünüzden belirgin biçimde yoğunsa ya da okul, uyku, yeme ve arkadaşlık gibi birden fazla alana yayılmışsa bir uzmana danışmak gerekir. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri de belirtiler yoğun ve kalıcıysa, okul, ev ya da oyun hayatını bozuyorsa değerlendirme önerir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 10–19 yaş arasındaki her yedi gençten biri bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve ruhsal sorunların yaklaşık yarısı 18 yaşından önce başlıyor. Erken bakılan bir mesele, büyümeden ele alınabilir.
Yaşa Göre Dikkat Edilecek İşaretler
| Yaş | Olağan dalgalanma | Destek düşündüren işaretler |
|---|---|---|
| 3–6 yaş | Ayrılırken ağlama, kısa öfke nöbetleri, geçici korkular | Haftalarca süren yoğun ayrılık kaygısı; tuvalet ya da konuşma becerilerinde gerileme; oyunda sürekli aynı korkutucu sahneye dönme |
| 7–12 yaş | Okul ve arkadaşlık uyum dönemleri, ara sıra karın ağrısı | Okula gitmeyi reddetme; tıbbi nedeni olmayan sık karın ya da baş ağrısı; akran zorbalığı (yaşayan ya da uygulayan taraf olarak); öfkenin okul hayatını bozması |
| 13–18 yaş | Mahremiyet ihtiyacı, duygu dalgalanması, aileyle tartışmalar | Arkadaşlardan ve sevdiği etkinliklerden kopma; notlarda ani düşüş; yeme düzeninde belirgin değişiklik; madde kullanımı; kendine zarar verme ya da ölümden söz etme |
Son sütundaki işaretlerden biri, özellikle kendine zarar verme ya da ölümden söz etme, beklemeyi kaldırmaz; aynı gün bir uzmana ulaşın, acil bir risk varsa 112’yi arayın. Çocuk ve ergenlerde en sık gördüğüm sorunları Çocuk ve Ergenlerde EMDR yazısında sıralamıştım; kaygı ağırlıklı tablolarda kaygı bozuklukları yazısı da yol gösterebilir.
Sınav Yılları ve Ekran: Sık Karşılaştığım İki Başlık
İstanbul’daki ailelerle çalışırken iki konu sık sık karşıma çıkıyor. Birincisi sınav yılları: Sekizinci sınıf ve lise son, çocuklar ve gençler için yalnızca akademik değil, duygusal olarak da yüklü dönemlerdir. TÜİK‘in 2022 verisine göre 13–17 yaş arasındaki öğrencilerin yarısı (%50,5), iyi hazırlansalar bile sınavdan önce çok kaygılandıklarını söylüyor. Sınav öncesi mide bulantısı, uykusuzluk ya da “ne yapsam olmayacak” düşüncesi haftalarca sürüyorsa, bu yalnızca daha çok ders çalışarak çözülecek bir mesele değildir. İkincisi ekran ve sosyal medya: Bugün 6–15 yaş arasındaki çocukların %91,3’ü internet kullanıyor. Ekran süresi tek başına bir sorun işareti değildir; ama uykunun, dersin ve yüz yüze arkadaşlıkların yerini almaya başladıysa evde konuşulması, gerekirse bir uzmanla ele alınması gerekir. İki durumda da amaç yasaklamak değil, çocuğun neyle baş etmeye çalıştığını anlamaktır.
Çocuk Psikoloğu mu, Çocuk Psikiyatristi mi?
İlk adım çoğu zaman bir çocuk ve ergen psikoloğuyla yapılan değerlendirmedir: Aileyle görüşülür, çocuk gözlemlenir, gerekirse testler uygulanır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) şüphesi, ağır depresyon, yeme bozukluğu ya da gerçeklikle bağın zayıfladığı durumlarda bir çocuk ve ergen psikiyatristinin değerlendirmesi de gerekir; çünkü ilaç tedavisi ancak hekim tarafından planlanabilir. Bu iki uzman çoğu zaman birlikte çalışır. Genel farkı Psikolog mu, Psikiyatrist mi? yazısında anlattım.
İstanbul’da Çocuk ve Ergen Psikoloğu Seçerken Nelere Bakmalı?
- Eğitim ve çocuklarla deneyim: Klinik psikoloji lisansüstü eğitimi temel ölçüttür; ama yalnızca yetişkinlerle çalışan bir terapist ile yıllarca çocuk ve ergenlerle çalışmış bir uzman aynı değildir. Hangi yaş gruplarıyla çalıştığını sorun.
- Çocuğun diline uygun yöntemler: Küçük çocuklarla oyun, resim ve hikâye; ergenlerle konuşmaya dayalı çalışma. Travmatik yaşantılar söz konusuysa çocuğa uyarlanmış EMDR gibi araştırmalarla desteklenen yöntemler.
- Aileyi sürece katması: Çocukla yapılan çalışma evde desteklenmezse kalıcı olmaz. İyi bir uzman anne babayla düzenli görüşür.
- Gizlilik yaklaşımı: Ergenle güven, anlattıklarının korunacağını bilmesiyle kurulur. Uzmanın bu dengeyi ve güvenlik istisnalarını baştan açıkça anlatması gerekir.
- Ulaşılabilirlik: İstanbul’da düzenli seansların sürebilmesi için ulaşımın gerçekçi olması gerekir. Ergenlerde online görüşme de bir seçenek olabilir.
Genel seçim ölçütlerini İstanbul’da Tecrübeli Bir Terapist Nasıl Seçilir? yazısında da bulabilirsiniz.
İlk Görüşme Nasıl Geçer?
Süreç çoğu zaman anne babayla başlar. İlk görüşmede şikâyeti, ne zamandır sürdüğünü, çocuğun gelişim öyküsünü, okul durumunu ve ailedeki önemli olayları dinlerim. Varsa okul raporları, öğretmen görüşleri ya da daha önceki değerlendirmeler bu aşamada çok işe yarar. Ardından çocukla tanışırım: küçük çocuklarla oyun ve resim üzerinden, ergenlerle karşılıklı bir sohbet içinde. Seanslar 45 dakikadır. Birkaç görüşmenin sonunda aileyle bir değerlendirme yapar, hedefleri ve yol haritasını birlikte belirleriz. Kesin bir seans sayısı vermem; her çocuk, her aile farklıdır.
Çocuğunuza Psikoloğa Gideceğinizi Nasıl Anlatırsınız?
- Ceza gibi sunmayın: “Böyle yaparsan seni psikoloğa götürürüm” cümlesi, gideceği yeri bir yaptırıma dönüştürür.
- Yaşına uygun ve dürüst olun: Küçük bir çocuğa “duygular hakkında konuşan, oyun oynayan biriyle tanışacağız” demek yeterlidir.
- Ergenle birlikte karar verin: Neden gitmesini istediğinizi açıkça söyleyin ve onun görüşünü alın. Söz hakkı olduğunu hissetmesi direnci azaltır.
- Kendi kaygınızı da tanıyın: Anne babanın gerginliği çocuğa geçer. Sizin de bir uzmanla konuşmanız sürecin doğal bir parçasıdır.
EMDR Çocuklarda Nerede Devreye Girer?
Deprem, kaza, bir yakının kaybı, akran zorbalığı ya da sınıfta yaşanan küçük düşürücü bir an… Çocuğun zihninde işlenmeden kalmış yaşantılar, bugün korku, öfke ya da okul reddi olarak geri dönebilir. EMDR, bu yaşantılarla çocuğun yaşına uyarlanarak çalışmayı sağlar; Dünya Sağlık Örgütü de çocuk ve ergenlerde travma sonrası stres için travma odaklı bilişsel-davranışçı terapiyle birlikte EMDR’yi önerir. Nasıl uygulandığını Çocuk ve Ergenlerde EMDR yazısında ayrıntılı anlattım; büyük T ve küçük t ayrımı da çocukların yaşadıklarını anlamak için iyi bir başlangıçtır.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğumu psikoloğa götürmek onu etiketler mi? Hayır. Değerlendirme görüşmesi bir damga değil, çocuğunuzu daha iyi anlamanın yoludur. Gizlilik esastır; bilgiler aile izni olmadan kimseyle paylaşılmaz.
Seanslara anne baba da katılır mı? Küçük çocuklarda anne baba seansın bir bölümünde içeride olabilir; ergenlerde ise gencin kendi alanının olması önemlidir. Bunun yanında anne babayla düzenli aralıklarla ayrı görüşmeler yapılır.
Ergenin anlattıkları bize aktarılır mı? Ayrıntılar aktarılmaz; güven ancak böyle kurulur. Ancak gencin ya da bir başkasının güvenliğini tehdit eden bir durum varsa aile bilgilendirilir. Bu kural ilk görüşmede herkese açıkça anlatılır.
Çocuklarda online terapi olur mu? Ergenlerle online görüşme çoğu zaman iyi çalışır; ayrıntıları online terapi yazısında bulabilirsiniz. Küçük çocuklarda ise oyun ve gözlem önemli olduğu için yüz yüze görüşmeyi tercih ederim.
Okulla iletişim kuruyor musunuz? Gerekli görürsem ve aile izin verirse öğretmen ya da okulun rehber öğretmeniyle görüşürüm; okuldaki gözlemler çocuğu anlamak için çok değerlidir.
Son Söz
Çocuklar sıkıntılarını çoğu zaman kelimelerle değil, davranışlarıyla anlatır; bu dili okumak için bazen bir uzman gözüne ihtiyaç vardır. Haftalardır süren bir değişiklik karşısında destek almak abartı değil, önlemdir. Çocuklar, ergenler ve aileleriyle Nişantaşı-Teşvikiye’deki merkezimde çalışıyorum; randevu bilgilerini iletişim sayfasında bulabilirsiniz.
Kaynaklar
- World Health Organization (2025). Mental health of adolescents — Fact sheet. who.int
- World Health Organization. Improving the mental and brain health of children and adolescents. who.int
- Centers for Disease Control and Prevention (2026). Children’s Mental Health. cdc.gov
- NHS Every Mind Matters. Children’s mental health. nhs.uk
- Türkiye İstatistik Kurumu (2025). Türkiye’deki Çocuklar 2024 — İstatistiklere Bakış. tuik.gov.tr
- World Health Organization (2013). Guidelines for the management of conditions specifically related to stress. who.int
